kültür sanat

ANASAYFA PROFILIM ARSIV

Hakkımda

resim,şiir, kitap,sergiler,sanat dünyasından gelişmeler herşeyi bulabileceğiniz bir yer sizi bekliyorum umarım beni yalnız bırakmazsınız:)


Kategorilerim



Yazılarım

bazı calışmalar
ADINI YAZMAYAN AMA İKBAL GÜRPINARLA İLGİLİ YAZI YAZAN ŞAHISA HİT
yeni bitirdiğim yağlıboya portreler
ZÜBEYDE HANIM ANADOLU KIZ MESLEK SINIFINA HİTABEN
şiir
kınalı ali destanı
arkadaşım ikbal abla resme bayıldıı
meraklı olana bilgi
ikbal gürpınar
gitarımın teli aşkınaa
rüzgar esti üstüme üstüme ooooo
yağlıboya çalışmam umarım beğenirsiniz
barış akarsu
BARIŞ AKARSU'DAN DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN
çizgi nokta çalışması


Arkadaslarım

raciegi
compete
nancy1
huznunyuzueylul
naznet
bucan
glgnisbilen
erdem kepenek
mizahhh
ferhunde
ahmet oğuzcan
samani
acelyaxxx
sanategitimi
maviokyanus66
yorumluyorum
alonescream
ademkarakaya
wwwyazarcom
desoyoz
peter
tugbakbeyinan
güner yener
enginname
1964anne
fusungencresim
gsfresim
oznurla
elisibuketi1


Bağlantılarım

* UGURBOCEGI HOBI FORUM


Zıyaretcıdefterım


Aslı Güngör-Kalp K...




Bannerım


gulerresim

1964anne


Dostsıteler

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket<%FriendUsername%>
Laracroft chez Lalique gerçek yaşamdan gulerresim
Geograpy

MAVİANNE

bazı calışmalar





Tarih: 09:09, 16/3/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ADINI YAZMAYAN AMA İKBAL GÜRPINARLA İLGİLİ YAZI YAZAN ŞAHISA HİT

ARKADAŞIM SİTENİN ADINI OKUMADIN SANIRIM WWW.GULERRESİM.BLOGCU.COM  YANİ İÇİNDE İKBAL GÜRPINARLA İLGİLİ BİR YAZI YOK SADECE ALT BAŞLIKLARDA ONUNLA İLGİLİ FOTOĞRAF VE BİLGİ VAR AMA ANLAMAK İÇİN  ZAHMET ETMEMİŞSİN


Tarih: 17:51, 12/2/2008 Kategori: IKBAL GURPINAR
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

yeni bitirdiğim yağlıboya portreler


Tarih: 11:35, 17/1/2008 Kategori: RESIMLERIM
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

ZÜBEYDE HANIM ANADOLU KIZ MESLEK SINIFINA HİTABEN

YORUMLARINIZI HER ZAMAN BEKLERİM İNŞALLAH ÖNÜMÜZDEKİ Bİ KAÇ GÜN İÇİNDE YENİ RESİMLER EKLEYECEĞİM BEN ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ RESİM ÖĞRETMENLİĞİ 3. SINIF ÖĞRENCİSİYİM PEKİ SİZ BURSA ZÜBEYDE HANIM KIZ MESLEKTEMİSİNİZ CEVABINIZI BEKLİYORUM


Tarih: 10:54, 17/1/2008
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

şiir

"Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid'i...

Bedr'in  arslanları ancak bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,

Sana âğuşunu açmış duruyor Peygamber."

(Mehmet Akif Ersoy)


Tarih: 17:58, 26/10/2007 Kategori: SIIRLER
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

kınalı ali destanı

Çanakkale Zaferi Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyordu nerelisin gibi sorular soruyordu.

Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla "adın ne senin evladım" der.

Çocuk "Ali" diye cevap verir. Nerelisin? der. Ali Tokat Zilede' nim der.

"Peki evladım bu kafanın hali ne?" Ali "anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım der.

Neden? der komutan. Ali "bilmiyorum komutanım" der: Peki gidebilirsin

Kınalı Ali" der. O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der.

Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur arkadaşlarından yardim ister ve hep beraber başlarlar yazmaya.

Ali söyler arkadaşları yazar "sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni merak etmeyin" diye baslar. Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır.

Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına

NOT düşer: Alinin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır. "Anacağım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler sakın kardeşim Ahmet'e de yakma onunla da dalga geçmesinler der ellerinden öptüm" diye bitirir.

Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle

Gelibolu"ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşmüşlerdi.

Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış onların sayıları da epey azalmıştı Gelibolu düşmek üzereydi kınalı Alinin komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Onlar yeni gelmişti onları insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiği bu yere göndermek istemiyordu.

Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vahametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gideceklerini bile bile çaresiz gönderir.

Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur.

Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun cevabı gelir.

Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. (bu mektubun asli Çanakkale müzesinde sergilenmektedir)

Babası anlatır Ali'nin.

"Oğlum Ali nasılsın iyi misin gözlerinden öperim. Selam ederim. dedikten sonra öküzü sattık paranın yarısını sana yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakın bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin der köyü akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir.

Ali ananında sana diyeceği bir şey var" Anasının söylediklerini yazar: " oğlum Ali yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler kardeşime de yakma demişsin kardeşine de yaktım komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler

Bizde 3 şeye kına yakarlar

1- Gelinlik kıza :gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye

2- Kurbanlık Koç'a :Allah'a kurban olsun diye

3- Askere giden yiğitlerimize: vatana kurban olsun diye.....

gözlerinden öper selam ederim Allah'a emanet olun"

Mektubu okuyan Alinin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar


Tarih: 17:40, 26/10/2007 Kategori: SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

arkadaşım ikbal abla resme bayıldıı

 

bu resim sayesinde ankarada sergi bile açabilirim bunu unutma Allah vergisi işte herkesin yeteneği farklı benimkide bu istediğin herkesin resmini yapabiliyorsun çok özel bir yetenek bu duyguyu yaşayarak anlayabilirsin ama ne yazık ki o yetenekte sende yok üzüldüm:(


Tarih: 18:40, 30/8/2007 Kategori: IKBAL GURPINAR
Yorum (11) | Yorum yaz | Bağlantı

meraklı olana bilgi

SON AKŞAM YEMEĞİ (19)

Magripli Ludovico tarafından Santa Maria Delle Grazie manastırı yemekhanesi için ısmarlanmıştır. Sanatçının tamamlayabildiği birkaç resimden biridir. Daha Leonardo hayatta iken yıpranmaya başlaması, renklerin doğallıklarını kaybetmesi inanılmaz bir talihsizliktir. Bunun da nedeni Leonardo' nun salondaki rutubeti hesaplamadan değişik bir boyama tekniği uygulamasıdır. Ancak bu hali ile bile, insan dehasının büyük mucizelerinden biridir (2, 8).

Rahiplerin uzun yemek masalarının bulunduğu salonun bir duvarını boydan boya kap-layan, dört metre genişliğindeki bu başyapıt, ilk açıldığı gün müthiş bir heyecan uyandırmıştı. Salonun doğal ışığı yemek masasının tam üzerini aydınlatmakta, perspektifle birlikte, resme sanki salonunun uzantısıymışçasına bir derinlik kazandırmaktadır (2).

Kompozisyonun iç mekanlara taşınmaya başlandığı ilk resimlerden biridir (4). Santral perspektif kurallarına göre yapılmış olup orta çizgi İsa' nın sağ gözünden geçer. Bu duruş aynı zamanda İsa' nın manevi konumunu da betimlemektedir (4, 9).

İsa' nın son akşam yemeğinde havarilere “İçinizden biri bana ihanet edecek” dediği anı anlatır. İsa masanın ortasında sakin bir şekilde yalnız olarak oturmaktadır. Kendisini ikili üçlü gruplar halinde çevreleyen havariler bu sözü nedeni ile şaşkınlık içerisindedirler. Masa-nın en solundaki Bartholomaus heyecanla ayağa fırlamış, yanındaki Jacobus Minör ve Andre-as ise ellerini havaya kaldırmıştır. Peter de ayağa kalkmış, masanın ortasına doğru kızgınlıkla bakmaktadır. Hain Judas hayretle geriye fırlamıştır, sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini tutmaktadır. Judas daha önce yapılmış olan tüm Son Akşam Yemeği resimlerinin aksine masanın önünde değil, diğer havarilerle birlikte arkasında durmaktadır. Yanındaki Johannes ise henüz hainin kimliğini bilmediğinden gayet sakin, ellerini birleştirmiş bir şekilde oturmaktadır. Yine resmin sağındaki havarilerin her biri değişik bir hareket yaparken zaman durmuş gibidir (2, 5, 6, 9).

Masa örtüsü ve tabaklar üzerindeki desenler izleyenleri hayrete düşürücek kadar ayrıntılar içermektedir. Masa üzerindeki yiyecekler ise enfes natürmort örnekleridir (5, 6, 9).

. . .VE BİR ÖYKÜ (37)

Leonardo, Son Akşam Yemeği' ni yapmayı düşündüğünde, iyiliği temsil eden İsa' yı, ve kötülüğü temsil eden Yahuda' yı betimlemek için model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Koroda şarkı söyleyen bir genci, İsa' nın tasviri için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.

Aradan üç yıl geçtiği halde Son Akşam Yemeği hala tamamlanamamıştı. Leonardo, Yahuda için kullanacağı modeli günlerce aradıktan sonra, sarhoşluktan kaldırım kenarına yığılmış, vaktinden önce yaşlanmış, paçavralar içinde genç bir adam buldu.

Yardımcıları adamı güç de olsa kiliseye taşıdılar ve orada ayağa diktiler. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resmetmeye başladı.

Leonardo işini bitirmek üzere iken, berduş yavaş yavaş ayılarak gözlerini açtı ve hari-ka duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:

“Ben bu resmi daha önce gördüm”.

“Ne zaman?” diye sordu Leonardo. O da şaşırmıştı.

“Üç yıl önce... Elimde avucumda olanı henüz kaybetmemişken. O sıralarda bir koro- da şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa' nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti.”

“İyi ve kötünün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.”

 


LA GIOCONDO (MONA LİSA) (13)

Sanat tarihinin en çok tanınan resmidir. Leonardo' nun evren ve sanat konusundaki düşüncelerinin bir özetidir. Yıllarca Napoleon' nun yatak odasını süslemiş, daha sonra gö-türüldüğü Louvre müzesinden çalınmış, ancak iki yıl sonra İtalya' da bulunmuştur. Geçtiği-miz yıllarda eli bıçaklı bir deli tarafından saldırıya uğramıştır ( 5, 6, 7, 9).

Modelin kim olduğu henüz tam olarak aydınlatılamamıştır: Francesco del Giconda' nın karısı olduğu düşünülmektedir. Daha önce taslağını yapıp yarım bıraktığı Isabelle d' Este' nin resmi de olabilir. Çünkü ellerin duruşu, kostümün omuz dekoltesi ve saçların dökü-mü taslaktaki ile büyük benzerlik göstermektedir. Leonardo' nun kendisinin kadın halinin otoportresi olduğunu savunanlar da vardır. Bunlar sipariş bir resmin sahibine verilmemiş olamayacağından yola çıkarlar (7, 9).

İzleyene bakan, hafif dönük vaziyette oturan yarım insan figürü, arkadaki manzaradan “ Meryem' e Müjde” de olduğu gibi alçak bir eşik aracılığı ile ayrılmaktadır (6, 9). Objenin yüzüne sanki ayrı bir kaynaktan vuran ışıkla birlikte arkadaki manzara tabloya üç boyutlu imiş gibi bir derinlik kazandırmıştır (2, 6, 9). Mona Lisa' nın yüzünde hüzün, mutluluk, alaycılık gibi değişik ifadeler birarada gizemli bir tebessüm oluşturmaktadır. Bunun nedeni ağzın ve gözlerin köşelerinin özellikle gölgede bırakılarak belirsizliğe daldırılmasıdır (2).

Ellerin zerafeti ve güzelliği tabloyu ön plana çıkaran bir başka özelliğidir.

 

Akıl almaz ayrıntılar üzerinde titizlikle durulmuştur: Şeffaf bir tül, objenin saçlarını örtmektedir. Koyu renkli sabahlığın dekolte yakasının ince nakış işlemesi ve uzunlamasına büzgüleri ile daha ağır bir kumaştan hardal renkli kolları donuk bir şekilde ışıldamaktadır. Arkadaki manzarada her zamanki gibi sfumato tekniği uygulanmıştır (2): Kayalık dağlar yeşil-mavi gökyüzü içe-risinde kaybolmakta, bu da resme sanki üç boyutlu imiş gibi derinlik duygusu kazandır- maktadır. Resmin sağ ve sol yarımındaki manzaralar aslında devamlılık göstermemektedir. Solda bir patika yol dolanmakta, sağda ise kurumuş bir nehir üzerinde köprü görülmektedir (Arezzo yakınlarındaki Buriano köprüsü olabilir) (5, 6, 7, 9). Sağda ufuk çizgisi daha alçak-tır. Bu sayede figürün sağ yarımının ince uzun, sol tarafının ise daha kısa toplu görünmesi sağlanmıştır (2).

Mona Lisa' nın , Leonardo' nun otoportresi olduğunu ileri sürenler, bilgisayar tekniği ile her iki resmi birbirine monte etmişlerdir (26). Bunun gibi daha yüzlerce Mona Lisa konulu resim yapılmış ve yazı yazılmıştır (5).

Ancak, tartışılamayacak tek gerçek Mona Lisa' nın Leonardo' yu ölümsüzleştirdiğidir (2).


Tarih: 15:48, 30/8/2007 Kategori: sanat tarihi
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ikbal gürpınar

merhaba bazı arkadaşlar ikbal gürpınarın bebeğini benim veya beni ikbal gürpınar sanıyorlar ben ne ikbal gürpınarın ne de o benim bebeğim sadece ikbal gürpınarı çok seven biriyim duyrulur


Tarih: 23:00, 28/7/2007 Kategori: IKBAL GURPINAR
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

gitarımın teli aşkınaa


Tarih: 12:58, 24/7/2007 Kategori: foto
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY EDACA30