
SON AKŞAM YEMEĞİ (19)
Magripli Ludovico tarafından Santa Maria Delle Grazie manastırı yemekhanesi için ısmarlanmıştır. Sanatçının tamamlayabildiği birkaç resimden biridir. Daha Leonardo hayatta iken yıpranmaya başlaması, renklerin doğallıklarını kaybetmesi inanılmaz bir talihsizliktir. Bunun da nedeni Leonardo' nun salondaki rutubeti hesaplamadan değişik bir boyama tekniği uygulamasıdır. Ancak bu hali ile bile, insan dehasının büyük mucizelerinden biridir (2, 8).
Rahiplerin uzun yemek masalarının bulunduğu salonun bir duvarını boydan boya kap-layan, dört metre genişliğindeki bu başyapıt, ilk açıldığı gün müthiş bir heyecan uyandırmıştı. Salonun doğal ışığı yemek masasının tam üzerini aydınlatmakta, perspektifle birlikte, resme sanki salonunun uzantısıymışçasına bir derinlik kazandırmaktadır (2).
Kompozisyonun iç mekanlara taşınmaya başlandığı ilk resimlerden biridir (4). Santral perspektif kurallarına göre yapılmış olup orta çizgi İsa' nın sağ gözünden geçer. Bu duruş aynı zamanda İsa' nın manevi konumunu da betimlemektedir (4, 9).
İsa' nın son akşam yemeğinde havarilere “İçinizden biri bana ihanet edecek” dediği anı anlatır. İsa masanın ortasında sakin bir şekilde yalnız olarak oturmaktadır. Kendisini ikili üçlü gruplar halinde çevreleyen havariler bu sözü nedeni ile şaşkınlık içerisindedirler. Masa-nın en solundaki Bartholomaus heyecanla ayağa fırlamış, yanındaki Jacobus Minör ve Andre-as ise ellerini havaya kaldırmıştır. Peter de ayağa kalkmış, masanın ortasına doğru kızgınlıkla bakmaktadır. Hain Judas hayretle geriye fırlamıştır, sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini tutmaktadır. Judas daha önce yapılmış olan tüm Son Akşam Yemeği resimlerinin aksine masanın önünde değil, diğer havarilerle birlikte arkasında durmaktadır. Yanındaki Johannes ise henüz hainin kimliğini bilmediğinden gayet sakin, ellerini birleştirmiş bir şekilde oturmaktadır. Yine resmin sağındaki havarilerin her biri değişik bir hareket yaparken zaman durmuş gibidir (2, 5, 6, 9).
Masa örtüsü ve tabaklar üzerindeki desenler izleyenleri hayrete düşürücek kadar ayrıntılar içermektedir. Masa üzerindeki yiyecekler ise enfes natürmort örnekleridir (5, 6, 9).
. . .VE BİR ÖYKÜ (37)
Leonardo, Son Akşam Yemeği' ni yapmayı düşündüğünde, iyiliği temsil eden İsa' yı, ve kötülüğü temsil eden Yahuda' yı betimlemek için model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Koroda şarkı söyleyen bir genci, İsa' nın tasviri için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.
Aradan üç yıl geçtiği halde Son Akşam Yemeği hala tamamlanamamıştı. Leonardo, Yahuda için kullanacağı modeli günlerce aradıktan sonra, sarhoşluktan kaldırım kenarına yığılmış, vaktinden önce yaşlanmış, paçavralar içinde genç bir adam buldu.
Yardımcıları adamı güç de olsa kiliseye taşıdılar ve orada ayağa diktiler. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resmetmeye başladı.
Leonardo işini bitirmek üzere iken, berduş yavaş yavaş ayılarak gözlerini açtı ve hari-ka duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:
“Ben bu resmi daha önce gördüm”.
“Ne zaman?” diye sordu Leonardo. O da şaşırmıştı.
“Üç yıl önce... Elimde avucumda olanı henüz kaybetmemişken. O sıralarda bir koro- da şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa' nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti.”
“İyi ve kötünün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.”

LA GIOCONDO (MONA LİSA) (13)
Sanat tarihinin en çok tanınan resmidir. Leonardo' nun evren ve sanat konusundaki düşüncelerinin bir özetidir. Yıllarca Napoleon' nun yatak odasını süslemiş, daha sonra gö-türüldüğü Louvre müzesinden çalınmış, ancak iki yıl sonra İtalya' da bulunmuştur. Geçtiği-miz yıllarda eli bıçaklı bir deli tarafından saldırıya uğramıştır ( 5, 6, 7, 9).
Modelin kim olduğu henüz tam olarak aydınlatılamamıştır: Francesco del Giconda' nın karısı olduğu düşünülmektedir. Daha önce taslağını yapıp yarım bıraktığı Isabelle d' Este' nin resmi de olabilir. Çünkü ellerin duruşu, kostümün omuz dekoltesi ve saçların dökü-mü taslaktaki ile büyük benzerlik göstermektedir. Leonardo' nun kendisinin kadın halinin otoportresi olduğunu savunanlar da vardır. Bunlar sipariş bir resmin sahibine verilmemiş olamayacağından yola çıkarlar (7, 9).
İzleyene bakan, hafif dönük vaziyette oturan yarım insan figürü, arkadaki manzaradan “ Meryem' e Müjde” de olduğu gibi alçak bir eşik aracılığı ile ayrılmaktadır (6, 9). Objenin yüzüne sanki ayrı bir kaynaktan vuran ışıkla birlikte arkadaki manzara tabloya üç boyutlu imiş gibi bir derinlik kazandırmıştır (2, 6, 9). Mona Lisa' nın yüzünde hüzün, mutluluk, alaycılık gibi değişik ifadeler birarada gizemli bir tebessüm oluşturmaktadır. Bunun nedeni ağzın ve gözlerin köşelerinin özellikle gölgede bırakılarak belirsizliğe daldırılmasıdır (2).
Ellerin zerafeti ve güzelliği tabloyu ön plana çıkaran bir başka özelliğidir.

Akıl almaz ayrıntılar üzerinde titizlikle durulmuştur: Şeffaf bir tül, objenin saçlarını örtmektedir. Koyu renkli sabahlığın dekolte yakasının ince nakış işlemesi ve uzunlamasına büzgüleri ile daha ağır bir kumaştan hardal renkli kolları donuk bir şekilde ışıldamaktadır. Arkadaki manzarada her zamanki gibi sfumato tekniği uygulanmıştır (2): Kayalık dağlar yeşil-mavi gökyüzü içe-risinde kaybolmakta, bu da resme sanki üç boyutlu imiş gibi derinlik duygusu kazandır- maktadır. Resmin sağ ve sol yarımındaki manzaralar aslında devamlılık göstermemektedir. Solda bir patika yol dolanmakta, sağda ise kurumuş bir nehir üzerinde köprü görülmektedir (Arezzo yakınlarındaki Buriano köprüsü olabilir) (5, 6, 7, 9). Sağda ufuk çizgisi daha alçak-tır. Bu sayede figürün sağ yarımının ince uzun, sol tarafının ise daha kısa toplu görünmesi sağlanmıştır (2).
Mona Lisa' nın , Leonardo' nun otoportresi olduğunu ileri sürenler, bilgisayar tekniği ile her iki resmi birbirine monte etmişlerdir (26). Bunun gibi daha yüzlerce Mona Lisa konulu resim yapılmış ve yazı yazılmıştır (5).
Ancak, tartışılamayacak tek gerçek Mona Lisa' nın Leonardo' yu ölümsüzleştirdiğidir (2). |